|
|
|
|
|
|
2010-01-09
01:00
|
Son günlerde, Kürdistan“da „KCK„ operasyonu adı altında yürütülen saldırıdan sonra yıllarca birlikte çalıştığımız, baskılara direndiğimiz arkadaşlarımız gözaltına alınıp büyük bir kısmı da tutuklandılar.
Hükümetin, „devlet“ olamadığı, açılımın nasıl da kapatıldığı bir kez daha ortaya çıktı.
„Gerçek devlet başkanı“ İlker Başbuğ“un Trabzon“daki konuşması ardından başta hükümet olmak üzere, herkes „hizaya geçti“ bir kez daha...
Tüm yaşananlara karşı en anlamlı açıklamayı da, kendisine karşı operasyon düzenlenen KCK yaptı. Bence. „Siyasi soykırım“ dedi yapılanlara.
Evet, gerçekten de doğru bir tanımlamadır bu!
Evet, bu „siyasi bir soykırım“dır. Soykırım suçu genlerine işlemiş olan bu devlet, çeşitli şekillerde işlemeye devam etmektedir bu suçu!
Yıllarca birlikte çalıştığım, İHD Genel Başkan yardımcıları olarak, tüm ortak çalışmalarımızda, „olağan dışı“ kibarlığına şahit olduğum, Osman Baydemir dahi, „tabiri caiz ise“ patladı yaşananlar karşısında...
Osman Baydemir“in ağzından çıkanları hangimiz paylaşmadık ki?
Bir yandan çok olumsuz bir tablo var karşımızda. Ama hiç unutmayalım ki, „statüko“ ilk kez bu kadar tartışılır olmuştur.
Türkiye“nin iç ve dış siyasetinin gerçek belirleyeni „özel harp dairesi“ suçüstü yakalanmıştır.
Ve devletin içindeki savaş, Kürtler ile savaşından da daha büyüktür aslında.
Resmi ideoloji, iflas etmiştir. Devlet, dizginleyemediği, biat etmeye zorlayamadığı Kürtlere yenilmiştir.
Aslında artık her yapılan baskı, her hak ihlali, Kürtleri daha da güçlendirmektedir.
Devletin yenilgisidir, kendi içindeki savaşın nedeni...
Bu savaşın daha da derinleşmesi gerekir.
Her çözüm bir kaos sonrası gerçekleşir, unutmayalım!
Bilelim ki, ilk kapatılan parti değildir DTP. Belki son da olmayacaktır.
Ama Kürt siyasal hareketi her gün daha da güçlenecektir.
Artık ışık görünmüştür.
Çözümsüzlük politikalarında ve savaşta ısrar edenler yenileceklerdir.
Umutlu olmak zorundayız.
Çünkü bizlerin başka hiçbir şansı yoktur. Umudu büyütmek için bir kampanya başlatılmıştır.
BDP„ye üye olma kampanyası!..
Üye olalım ki, büyüyelim ve güçlenelim.
„Arabuluculardan“ „sistemin suçlarını örtmeye çalışanlardan“ olmayalım!
Açık olalım, dürüst olalım, bir Edward Sait“i anarak „kriz çözmeyelim, kriz çıkaralım“
BDP„ye üye olalım.
BDP„ye üye olarak, PKK ile BDP„nin bağının bir „kan bağı“ olduğunu anlatalım.
Çünkü „asıl fırtına“ bundan kopuyor. „Arabulucular“ da dahil, bu gerçek „yokmuş“ gibi davranıyorlar.
Şunu unutmayalım! Habur“da toplanan coşkulu kalabalığı toplayabilecek, başka bir siyasi parti yok bu coğrafyada.
İşte bu onları korkutuyor.
Oysa bilmiyorlar ki Habur“a giden kalabalık, barışa olan özlemleri ile sadece ve sadece çocuklarını karşılamaya gitmişlerdi!
İşte bunun için, BDP„ye üye olalım.
PKK„siz bir çözüm olamayacağını, PKK„nin „sanal bir yapı“ olmadığını, onların da insan olduğunu ve hiçbir insanın o koşullara zevk için katlanamayacağını anlatmak için üye olalım BDP„ye!
Barış istediğimiz için, çözüm istediğimiz için, demokratikleşme ve sivilleşme istediğimiz için ve „ulusların kendi kaderlerini tayin etme hakları“na inandığımız için üye olalım.
EREN KESKİN
keskineren@gmail.com
|
| |
|
|
|
|
| |
|