|
|
|
|
|
|
2010-02-01
22:21
|
"Evdal"ın sesi Sîpanê Xelatê"nin doruklarında, kayalarda ve yücelerde, vadilerde ve uçurumlarda ve ova boyunca yankılanıyordu. Ses dalga dalga, halka halka genişliyor, yükseliyor, güçleniyordu. Herkes şaşırıp kalmıştı; öldü ölecek Evdal şimdi sesiyle ölüleri mezarlarından kaldırıyordu.
Evdal stranla bir olup başka bir dünyaya, başka bir diyara gitmişti. Yukarıda, Sîpanê Xelatê"nin en yüksek yerinde akıp duran Evdal"dı. Aşağıda, Sîpanê Xelatê"nin ayakları dibinde ise pınarlar akıyordu. Evdal"ın karşısındaki güneş daha da genişliyor, kızışıyor, ısınıyordu. Hoş bir sıcaklık vuruyordu Evdal"a, öyle ki damarları genişlemişti. Ter damlaları birikmişti alnında, yüzünde, boğazında. Sanki bütün canı bir yere toplanmıştı. Teri akıyordu... Elleri kalkıyordu... Uçmaya başlamış, bulutların üstüne çıkmıştı. Göğün yedinci katındaydı sanki. Onun ve turnanın kanatları çıkmıştı birden ve birlikte uçmaya başlamışlardı.
Bir yumruk kadar ufalan Evdal, şimdi bir melek olmuştu. Sîpanê Xelatê boğazı olmuştu onun, ova ağzı, sel ise sesi. Hadsiz ve sınırsız büyümüştü.
Aziz dinleyiciler ve okuyanlar, şimdi hikayemize konu olan bu tuhaf olay orada, Sîpanê Xelatê"nin doruğunda yaşandı; Evdal"ın karanlığı kayboldu, karanlığın perdesi yırtıldı, kara talihi değişti... Evdal"ın gözleri açıldı... Önce bir parça aydınlık düştü gözlerine. Buna inanamadı. Bedenindeki ateşin parıldadığını sanmıştı. Ama sonra aydınlık yavaş yavaş daha geniş, daha derin, daha kuvvetli bir hale geldi. Gecenin karası gitti; aydınlık ve ışık doldu gözlerine. Şimdi her taraf, ortalık müthiş bir aydınlık ve ışık içindeydi... Her taraf aydınlık, her yer apaktı. Aydınlık dalga dalga geliyordu Evdal"ın üstüne. Evdal gözlerini kapatmaya korkuyordu. Evdal kımıldamaya, dönmeye korkuyordu. Boyuna karşısına, güneşin şavkına bakıyor ve stran okuyordu.
Kimse ne olduğunu anlamamıştı. Evdal da yüzünü çevirmiyordu. Evdal"ın sesi herkesin aklını başından almıştı. Evdal, şimdi de stranı gün ışığına ve görmeye dair kılmıştı. Strana göre aydınlık, karanlığı yenmişti. O zaman Gulê ve çevredekiler ne olduğunu anladılar. Gulê zılgıt çekmeye, alkışlamaya başladı. O zaman eşi dostu toplaşıp Evdal"ı kucakladılar, Evdal konuşmaya başladı:
Aydınlık, güzel aydınlık... Aydınlıktan daha güzel başka bir şey olamaz. Ey â kardeşler... dünya aleme duyurun, aydınlık karanlığı yenmiştir, ışık gece karanlığını mağlup etmiştir. ``
Mehmed Uzun "Abdalın Bir Günü`
Evet, Kürtlerin Homeros"u Evdalê Zeynikê`"yi böyle anlatıyor Mehmet Uzun.
Evdalê Zeynikê güneşin her gün Ağrı dağının zirvesinde doğarak insanları aydınlatıp ve ısıttığı kadim topraklarda, Ağrı dağının eteklerinde bir güneş gibi doğar. Dengbejlik geleneğinin piri olur.
Ve dengbejlik geleneği Evdalê Zeynikê ile birlikte Serhat bölgesinden başlayarak, bütün Kürdistan"a yayılır.
1800"lerin başlarında doğmuş olduğunu söyler kimi araştırmacılar ve 1913te ölür; 110 yıl yaşadığı söylenen Evdalê Zeynikê o günden bu güne sözlü edebiyatın mihenk taşı olan dengbejlere ve stranlara ilham kaynağı olmayı sürdürmektedir. Bir çok dengbejde Evdalê Zeynikê"nin, izleklerine rastlanır.
Evdalê Zeynikê sadece dengbejlere değil, bir çok tarihçiye de yol gösterici olmuş, kılamlarında anlattıkları geçmişe ayna tutmuştur.
Evdalê Zeynikê ,üzerine bu güne değin çeşitli araştırmalar ve kitaplar yazıldı fakat filmi yapılmadı.
Dolaştığı ve yaşadığı her yerde insanları büyüleyen Evdalê Zeynikê , bu kez çok genç bir Kürt yönetmene ilham kaynağı oldu.
Bülent Gündüz"ün,” Evdalê Zeynikê "adını taşıyan dokümanter filminin galasında, "tarihe öyle sözler ve kılamlar bırakacağım ki dünya yaşadıkça sözlerim tekrarlanacak" diyen, Evdalê Zeynikê"nin, yaşam öyküsünü izlerken içimden "evet sözlerin yaşayacak" diye tekrarladım.
Dili ve kimliği yasak olan bir halkın çocukları, geçmişin peşine düşüp onu karanlıktan gün yüzüne çıkardıkça yaşayacak…
İlk filmi Evdalê Zeynikê"nin, çekim aşmamsında bir çok dengbejle görüşen, Serhat bölgesinde Evdalê Zeynikê"nin gittiği yerleri dolaşan Bülent Gündüz, Kürtler açısından çok önemli olan bir şahsiyeti beyaz perdeye taşımanın sevinci ve heyecanı içerisindeydi.
Benim için çok iç acıtıcı olan ve hiç bilmediğim bir gerçeği Bülent Gündüz"ün filmi sayesinde öğrendim. Kürtlerin Homeros"u olan Evdalê Zeynikê"nin mezarı nerede ise toprağa karışıp gitmek üzere. Yine bir çok Kürt gibi bilmediğim ikinci gerçek ise Evdalê Zeynikê"nin Erzurum Karayazı"da, yaşadığı köye de ona ait arazilerin varlığı. Köylüler düşünüp sevaptır diye, Evdalê Zeynikê"nin arazisine köy imamının evini yapmışlar.
İnanıyorum ki Bülent Gündüz"ün filmini izleyen Kürtler Evdalê Zeynikê"nin mezarına sahip çıkar ve arazisine bir imamın evi değil de bir kültür evi bir kütüphane yakışır diyerek harekete geçer.
Evdalê Zeynikê filmini çeken Bülent Gündüz"e, başarılar diliyorum.
Hasret Birsel
www.beybun.com
|
| |
|
|
|
|
| |
|